14 Mayıs 2013 Salı

bir gün belki! unutma!

ULUSLARARASI 8.PERA PİYANO FESTİVALİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞEN PİYANO YARIŞMASI SONUÇLANDI!

Uluslararası 8. Pera Piyano Festivali her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun katılımla ve coşkuyla gerçekleşti..Festival kapsamında yer alan, jüri üyeliklerini dünya çapındaki ünlü piyanistlerin yaptığı Piyano Yarışması sonuçlandı.
Yaş kategorilerine göre sonuçlar şu şekildedir;

12 YAŞA KADAR SOLO PİYANO YARIŞMA SONUCU


En İyi Genç Yetenek: Suna ALSANCAK & Irmak ÇAĞLAR
En iyi Türk Besteci Yorumu: Vasili FROLOV
En İyi Serbest Eser Yorumu ( Shostakovich’ten bir eser ): İrem Su ERDOĞAN
MANSİYON: Cihan Recai ŞAHİN & Darya ÇETİNKAYA
BİRİNCİ: Vasili FORLOV
İKİNCİ: Kaan BAYSAL & Erdinç Emir İLGEN & Faruk KALAYCI
ÜÇÜNCÜ: Ayan ASLANOVA & Krikor KARAGYOZOV

13-16 YAŞ SOLO PİYANO YARIŞMA SONUCU:


En İyi Türk Besteci Yorumu: Simeon SİMENOV
En iyi Serbest Eser Yorumu ( Nikolovski ‘’Toccata’’ ): Despina İLİJEVA

MANSİYON: İhsan Atakan KASAPOĞLU , Güneş KEPEKÇİ
BİRİNCİ: Birinciliğe layık ödül bulunamadı.
İKİNCİ: Ferhat Can BÜYÜK , Erol EMMİOĞLU.
ÜÇÜNCÜ: Süeda ÇATAKOĞLU , Arkın AKÇAGÜL & İvelina KRASTEVA.http://www.perafestival.org/piyano.html

8 Mayıs 2013 Çarşamba

eğitim şart!


Dedi ki bir arkadaş 'Ya sen hiç kırk gibi hissediyor musun kendini?' 'Yok yahu!' dedim. 40 yaşında nasıl hissedilir bilmiyorum bile. 'Ama' dedi. 'Öyle eskisi gibi davranınca adam yerine koymuyorlar.' Saçlarda beyaz, göz kenarlarında kırışıkıklar var ya ağır olmak gerek belki... Bilmiyorum. Hayat ağırlaştığında, hala, bu sorumlulukların benim ve bizim omuzlarımızda olduğunu farketmek şaşırtıyor beni. Yani bu yaşadıklarımız, çalışma hayatına erken başlayıp ' Bu işi sahada öğrenmek gerek!' enayiliğindeki toy bizlerin canına tak ettiğinde 'Amaaaan boşver!' diyebilecekleri durumlardan değil. 'Deneme 1-2!' yılları geride kalalı ne çok olmuş. Bu sahici hayat yahu!
Böyle belki de 40 yaşı hissetmek. 40'ını devireli 4-5 yıl olan bir arkadaş, 'Sonrası yokuş aşağı!' dedi 40 yaş için. E olsun vitesi boşa alabileceksek... Ama işte bizim için yokuş aşağı yıllar çocuklarımız için yokuş yukarı yıllar ya, iş orada sarpa sarıyor.
Aylardır evdeki eğitim dertleri bitmedi kardeşim. Evde okuyan 3, okutan 1 nüfus var sonuçta. Çok şükür bütün gönül yorgunluklarımız eğitimden kaynaklanıyor. 'We don't need no education!' falan değil bizim durumumuz. Eğitim şart bizim için. Yani bilgi yer altı sularıysa eğitim sonuçta dere, nehir... Suyu içmek için bir göze, bir dere şart yani... Bir bilene sormak ya da ne bileyim usta-çırak ilişkisi de eğitim evreninin bir parçasıdır ideoloji ve dini dogmalarla mıncıklanmış her türlü eğitim dayatması da... Heh işte bu mıncıklanma yordu yüreklerimizi... 
Metaforik zırvalamayı bırakacak olursam, hem çifte standart şampiyonu bir bölümde akdemik siyasete kurban gitmekteyim hem 'Pırıl pırıl zekalı çocuklarım için 444 sisteminde görece en doğrusu ne olacak?' diye kasılmış durumdayım. Üstün zekalı bu arkadaşlar. Bunu dile getirmekten benim kadar utanan, çekinen var mıdır yahu? Önceden tanımlanmış kavramlara karşılaştırma yapan sözcük gruplarına da kılız, gıcığız ya... Kıvır kıvır çok yoruldum ben. Yok özel çocuk, yok akıllı çocuk ,yok pırıl pırıl zeka... Üstün zekalılar işte. Oh söyledim rahatladım! Parametreler çeşitli dolayısıyla. Öyle iki bilinmeyenli denklem değil x'i y'si iki işleme baksın... Kolay değiller, ciddi ve adanmış mesai istiyorlar, yetinemiyorlar-doymuyorlar, çabuk sıkılıyorlar, ve iki taneler... Ve bu ülkede eğitim sitemi ortada....
Öte yandan bu çocuklarla ve bu çocuklara rağmen başladığım doktora eğtimim artık bir çeşit sinir testine dönmüş durumda. Yok 'Bu doktoranın doğasında var!' edebiyatı bana göre değil... Bunu sorgulamamak ve doğal kabul etmek bu işi besleyen bir yaklaşım bence... Onca eziyet ve mobinge rağmen hala araştırma konuma heyecan duyabiliyorsam bu içimdeki sorgulama canavarı ile ilişkilidir... diye düşünüyorum... bilmiyorum...
İşte böyle sevgili günlük. Sanırım beni bugün bu yazı kışkırttı...
 

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...