26 Şubat 2012 Pazar

kağıt. . .

Ben hep kağıdı sevdim. Evdeki diğer yetenekliler kumaş ve yün severken ben kağıda düşkündüm hep. Mimarlık okuyunca da işin içine değişik kalemler, maket bıçakları, aydıngerler, canson'lar, kraftlar, cetveller, teknik resim bilgisi falan girince kağıttan yapamayacağım şey yok diye düşünür oldum. Çocuklu hayatla beraber faaliyetlerle daha bir renklendi kağıt işleri. O mimarinin biraz ciddi, modern ve neredeyse soğuk kağıt işlerinin yerini renkli kağıtlar ve çocuksu desenler almaya başladı.
Ben hiç bir şeyi ziyan edemem. Ama iş kağıda gelince daha bir patolojik boyut alıyor bu endişem. Yıllar önce Aziz Nesin'in 'Mum Hala'sını okurken, hemen hemen bütün bu düşüncelerin kırpık kağıtlara yazılmış olduğunu öğrendiğimde nasıl da sevinmiştim.
Evde her türlü kağıt arkalı önlü kullanılır. Desenli kağıtlar, kalın- ince kartonlar, oluklu kraftlar, paket kağıtları, vesaire boylarına göre ayrıştırılıp çocuk faaliyetleri ya da okul performanslarında kullanılmak üzere saklanır. 'Müsvette' çocuklarımızın erken yaşta öğrendiği bir kelimedir. Defterleri, ajandaları severiz.
Blogları ve özellikle tasarım bloglarını takip etmeye başladığımdan beri aslında durumun patolojiden ziyade doymayan bir tasarım açlığından kaynaklandığını tespit etmiş bulunuyorum. Kırpığın kağıt olsun, kumaş olsun hakkını veren projeleri ve tasarımcıları gördükçe 'İşte bu!' diyorum.
Daha önce heyecanla aldığım şu kitapta saklamaya çalıştığım bütün kırpıklarımı organize etme ve saklama konusunda bir proje ile karşılaştığımda da yine 'İşte bu!' dedim. Çünkü bana her kağıt parçası bir şey çağrıştırıyor. Herşeyden önce yapmayı planladığım ancak bir türlü organize olamadığım daha doğrusu organize olmaya zaman bulamadığım scrapbooking projelerim için her çeşit desenli kağıt parça pinçiğini saklama isteği içindeyim. Sınırlarımı biliyorum. İki kutum var ve o kutuların sınırlarını aşmamaya çalışıyorum. Zaten periyodik faaliyetler ve ödevlerle düzenli tüketiliyorlar ve yeni kağıtlar alma konusunda son derece tutumluyum. Kendime hakim olabiliyorum yani.
Bunu yanında tasarımcılar projeleri ile geri dönüşümü o kadar çok vurguluyorlar ki, kırtasiyelerdeki tahrik edici çeşit, desen ve ebatta kağıda daha mesafeli durabiliyorum. Ama kitaplar için aynı şeyi söyleyemem.
Her çeşit kitap gibi tasarım kitapları ve özellikle kağıdı merkeze koyanlar beni çok zorluyor. Biliyorum. Bu yazarların blogları, kendin yap tarifleri vesaire sayısız internette. Ama işte o fotoğraflar ve fikirleri yine kağıt üzerinde görmek için sanırım ben yine kitap alıyorum. Son aldığım şu kitap yine kağıt konusunda gerçekten 'esin verici' bir çok proje ile kafamı meşgul eder oldu. Yazarın blogu ve dükkanı da çok güzel fikirlerle dolu.
Ama bununla da kalmayıp kendime bir kağıt işleme makinesi de aldım. Geçen hafta yorgunluk ve motivasyon eksikliğimi bütün bunlara gömülerek geçirdim. Eldeki malzemelerle bir sürü proje hayata geçirdim. Eksiklerimi terspit ettim. Süreçleri deneyimledim. Yeterlilik sonrası bir türlü üzerimden atamadığım ataletten silkelendim. Gerçi bir çeşit bağımlılık yaratıyor insanın hobi projeleri. Herşeyi bırakmak ve sadece elindeki ile uğraşmak geliyor insanın içinden.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...