11 Kasım 2011 Cuma

tatil. . .

Ne güzeldi... Bayram ziyaretleri, sahil, Şile, Tenten, Star Wars, Kareoke, aileler, arkadaşlar... Bu tatil duygusu bana çok iyi geldi...

2 Kasım 2011 Çarşamba

sibel'in kitapları. . .

Ben bir sürü birsürü şey okuyorum, okumalıyım. Ocak sonuna kilitlenmiş durumdayım. Gerek müstakbel doktora tezim konusunda, gerek tez yazmaya yeterli olduğumu ispat etmenin peşinde felsefe, sosyoloji, antropoloji konularında okuyorum da okuyorum. İki çocuklu doktora maceramda nispeten sakin günler bunlar. Derslerimi bitirdiğim için, okul koşuşturmacam yok en azından. Ve çalışma grubumun sorumluluğu olmasa sallanmaya da gayet yatkınım. Ama yine de okuyorum işte... Daha çok okumalı ve daha konsantre olmalıyım. Biliyorum. Ama elden gelen de bu... Neyse konumuz kitaplar ya bugün. Ben en son aldığım iki kitabı yazayım bari, çocuklardan geri kalmayayım dedim :)
Felsefe Kitabı, kronolojik ve semantik olarak olarak kuramları birbirine bağlayan, basit bir rehber. Derinlere dalmışken, kafamı çıkarıp bakabilmemi sağlıyor. Zaman ve Anlatı ise beni derinlere çeken bir okuma. Bazen anladığımdan bile emin olamadığım şeyleri okuyorum işte böyle :)
Kitaplardan bu kadar bahis açılınca aklıma kütüphanede karıştırdığım şu kitap geldi. Kitaplarla buna benzer ilişkileri 'zarif bir delilik' olarak ismine taşımış bu kitabı da çok sevdim ben :) A Gentle Madness: Bibliophiles, Bibliomanes, and the Eternal Passion for Books

boncuk'un kitapları. . .

Geçen eğitim yılının başından itibaren, Afacan Beşler'in bütün kitaplarını (21 kitap!) okuyan Boncuk, Enyd Blyton'ın kendi tekrar ettiğini düşündüğü için Gizli Yediler'in ilk 6 kitabı ile yetindi. Pıtırcık serisinin bulabildiğimiz bütün kitaplarını okudu. Saftrik Greg de seri tutkumuzdan nasibini aldı. Judy Moody serisini ve ardından çocukluğumdan kalma Küçük Hafiyeler'i okudu. Uçan Sınıf Küçük Hafiyeler'de tanıştığı Eric Kastner ile devam etmek üzere kitaplığına kondu ama henüz okumadı. Çünkü Matilda daha çok ilgisini çekti. Bu arada arkadaşından ödünç aldığı Koralin ile giriş yapmak istediği 'fantastik dünyanın kapılarını araladı' :) Akşamları okumaktan tedirginlik duyduğu halde, gün içi okumaları için yine fantastik yazını tercih etti. Akşamları evde Matilda okurken, sırt çantasında Rose'u taşıyor bugünlerde. Laura ise kalınlığı ile onu heyecanlandıran bir roman :) Kitaplığında okumayı bekliyor.
Bu arada 3 boyutlu kitaplara ilgisi de büyük. Ancak evde henüz küçük bir kardeş varken, o kadar detaylı çalışmaları evde bulundurmayı göze alamıyorum. Üstelik fiyatları çok yüksek. Boncuk onları kitapçılarda incelemekle yetiniyor.

can'ın kitapları . . .

Can genelde ablasının küçüklük kitaplarını okuyor. İlave olarak aldığımız kitaplar da oluyor arada. Örneğin Arabalar serisinin hikaye ve boyama kitapları kaçınılmaz olarak kitaplığımıza girdi. (Can'ın Arabalar tutkusu bir post-luk malzeme aslında, yazmak gerek...)
Çocuklar, hele hele küçük yaşlarda, aynı hikayeyi defalarca sıkılmadan, ilk kez dinliyormuşcasına keyifle dinleyebiliyorlar. Ama anneler aynı hikayeyi çocuk başına 500 kere okuyunca sıkılabiliyorlar :) Dolayısıyla Can'a yeni kitaplar alıyorum bir süredir.
Benim için kitap almak hem çok kolay hem çok zor bir iş. Çok kolay, çünkü çok seviyorum. Çok zor çünkü çok seçiyorum. Hele sözkonusu olan çocuk kitapları ise, daha da zorlanıyorum. İllüstrasyonlar renkli ve anlaşılır olacak, hikaye sade ve anlaşılır olacak, korku unsurları barındırmayacak, mesaj yüklü olmayacak, eğlendirecek, vesaire vesaire...
Elmer serisi tam istediğim gibi. Feridun Oral'ın Benekli Faremi Gördünüz mü? hikayesi hem konu hem illüstrasyonlar açısından nefis nefis nefis... Cancan'ın kedi sevgisi ve anneanne-dede düşkünlüğü ile de örtüşünce, gün içinde okunma sayısı artıyor da artıyor...
Yetenek Yarışması ise müzik tutkumuzu hikayeleştiriyor.
İtiraf ediyorum. Sonuncuyu kendime aldım :) Eski Şeyler Okulu koleksiyonculuk çalışan benim için çocuk kitapları arasından çıkan küçük bir sürprizdi. Henüz Can'a okumadım bile :)

1 Kasım 2011 Salı

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...