26 Ekim 2011 Çarşamba

hipergerçeklik. . .

Bu günler öyle günler işte. Felç olmuş duygularla ekrana kilitlenerek, yeni bir gerçekliğin kara deliğinde kayboluyor, gerçeklikten bir o kadar kopuyor insanlar. Ekran patron. O duyguları yönetiyor. Ağlatıyor, öfkelendiriyor, vicdana getiiriyor, küfrettiriyor, dua ettiriyor, umut pompalıyor, korku aşılıyor. Orada bir köy var uzakta'da yaşananlar ekran sayesinde yeni bir gerçekliğe dönüşüveriyor. Sonra hep birlikte o gerçekliği yeniden varediyor, birer aktör olarak o gerçekliğin parçası oluveriyoruz. Karışık biliyorum. Ama çok güçlü felsefi bir yaklaşım bu ve bugünlerde her türlü ana akım medyadan uzak olmama rağmen yaşadıklarım ve hissettiklerimle aklıma düşüp duruyor.
Acıyı döndürüp döndürüp izlemeden de hissedebiliyorum. Yıkıntılar arasındaki acılı yüzlerin eşlik ettiği listeleri okumadan da nelere ihtiyaç duyulabileceğini biliyorum. Bunlar insanlık refleksidir. Medyanın salyaları olmadan da, harekete geçilebilir yani...
Paketlerimizi hazırladık.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...