3 Mayıs 2011 Salı

pina . . .



dance dance otherwise we're lost... (danset danset, yoksa kayboluruz...)


İzlediği dans mı, tiyatro mu, resim mi, fotoğraf mı, şiir mi, edebiyat mı ayırdedemiyor insan. Bir hayranlıkla çakılıp kalınıyor her mimiğe, her harekete, her renge, her jeste, her dekora, her hikayeye...
Bazen böyle izlediğim (okuduğum) bir şey, takip eden günlerde beni esir alıyor. Oradan bakıyorum hayata. O deneyimin penceresinden görüyorum herşeyi. (hmmm. bazen mi?) bir süre pina pina bakacağım hayata sanırım.


(Boncuk'la izledik dün. Çok güzel arkadaşlık etti bana. Sordukça anlattım dilim dündüğünce. Onun gözleriyle de görmeye çalıştım. Film boyunca tekrar eden mevsim jestleri, hafızasına kazınmış hemen. Film çıkışında bana da öğretti. Bunu da bir ara kameraya çekmeliyim.)

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...