26 Kasım 2010 Cuma

zaman . . .

video

Cano... Artık 2 yaşında. İyi ki doğmuş, iyi ki doğurmuşuz...
Cano iki yaşında ne yapıyor?
Maknii diyor da başka birşey demiyor. (İlk göz ağrısı karakter Winnie idi. Boncuk'tan hazır çizgi filmlere ve okuma kitaplarına boyama ve çıkartma kitaplarını da katınca iine kültürümüz çoook gelişmişti.) İlk başlarda çok da dikkatini çekmeyen Şimşek McQueen yavaş yavaş sızdı hayatımıza. Filmini bir iki izlemeden sonra, bizim hikayelerimize malzeme oldu Arabalar filminin karakterleri. Sonra Lokum'un koleksiyonundan bizim oyuncakların arasına karışmış (!) promosyon boyutlu McQueen, Cano'nun elinden düşmez oldu. O zamanlar bir çok farklı kelimeyi de anlatan ttı Şimşek için de kullanılır oldu. Sonra yine boyama ve çıkartma kitapları ile efsane büyüdü :) Bu arada teyzenin koleksiyonundan bizim oyuncakların arasına karışan (!) Sally diğer ele yapıştı. 'Yapıştı'yı neredeyse mecazi anlamda kullanmıyorum. Çünkü bu iki araba da, uyurken, gezerken, yerken, altı temizlenirken falan heeeep elinde. Ttı filmi izleye izleye Maknii oldu. Öyle de kaldı. Ben bile artık McQueen diyemiyorum.
Kalemlere, boyalara, tebeşirlere de ayrı bir tutkusu var. Müsvetteler müsvette olalı böyle şenlik görmedi (diyemeyeceğim çünkü ablasını da biliyoruz.) Müsvette kağıtlardan boyama kitaplarına geçince ayrıca keyif almaya başladı. Özenle karalayıp duruyor hala hepsini...
Müzik ve dans ayrı bir tutku. Black Eyed Peas hep bir numara. Bazı şarkılarına neredeyse eşlik ediyor. Ablası ile beraber komşu kaçırtan şan çalışmaları yapıyorlar :) Dans figürleri de çok özgün. Yanyan dönmeler, figürlere uygun mimikler... Anlatılmaz yaşanır detaylar ama yazılmalıdır sonuçta...
Çok coşkulu, çok güler yüzlü. Ailenin tüm fertleri gibi misafir sever bir karakter. Evdeki misafir ve hareket onu inanılmaz coşturuyor. Geçenlerde arkadaşlarımız neşeyle hazırladığımız kocaman sofranın etrafına yerleşmeye başladığında, Cano'nun telaş halinde mutfağa gelip mama sandalyesini çeke çeke salona götürmeye çalışması unutulmazdı. Masanın coşkusunu çok seviyor.
Aile fertlerinin birbirine yapışık olarak yaşaması da tek dileği sanırım. Herkes birarada olmalı. Herkes aynı anda evden çıkmalı. Asansöre hepberaber binilmeli. Aynı anda arabaya binilip inilmeli. Anneanne ve dede gitmemeli. Babaanne ve büyük baba da kalmalı. Herkesin arkasından bir çığlık bir ağlama... Zor oluyor ayrılıklar ama sanırım Cano haricinde herkes bu sevgi gösterisinden mutluluk duyuyor.
İlginç olan haftaarasında babasının arkasından ağlamayıp, haftasonunda ekmek almaya giderken olay çıkarması. Artık Boncuk servise binerken arkasından da ağlamıyor. Yani rutinleşen ayrılıklarla başaedebiliyor sanki.
Pilava, köfteye, patatese bayılıyor. Meyve için deliriyor. Biraz (!) etobur. Kasapta sucuk hatta çiğ etler için mama diye ağlayabiliyor.
Çok hastalandı 2 ay kadar önce. Kötü bir bronşit. Bütün bir günü hastanede geçirdik. Evde makinemiz olduğu için gece eve gönderdiler yoksa bir süre daha tutacaklardı. Üzdü bizi. 'Böyle anlaşmamıştık.' deyip durdum. Yine de bunlar tedavisi olan, geçip giden hastalıklar diye düşünüp toparlanıyoruz tabii ki ama işte biraz gönül yorgunluğu oluyor. Ama ne mutlu ki, genelde sağlıklı, neşeli, coşkulu, sevgi dolu bir çocuk...
Kafasını göğsüme gömüp derin derin bir koklaması var ki, yazsam da yazmasam da unutabileceğim bir duygu değil. Kendini biraz kötü hissetsin, bir şeye canı sıkılsın, birşeyden korksun hemen geliyor, bir koklayıp gidiveriyor.
Öyle işte... Zaman geçiyor, o büyüyor ve ben unutuvereceğim diye telaşlanıyorum...
Yukarıdaki davetiyemiz. Cumartesi günü küçük bir grupla kutladık doğum günümüzü. İlk göz ağrımız iine ile hazırlandık partiye. Hatta pastayı bile Winnie başı şeklinde yaptık. Ama yine de partinin süperstarı McQueen'di. Maknii tutkusunu bilenlerin hediyeleri ile küçük bir koleksiyonumuz oluverdi birden. Ne favori şarkıları, ne çevrede koşturup duran çocuklar, ne babasının ve ablasının hevesle aldığı ahşap tren seti hiç ilgisini çekmedi hediyeler açıldıktan sonra. Aldı arabalarını kuruldu masaya. İnceledi, sürdü, inceledi, sürdü. Şimdilerde uykuya bir grup araba ile gidiyoruz.

Fotoğrafları da düzenleyeceğim umarım... Bir şekilde...
Her öğrenci bir gün tatili tadacaktır :-) Ben de işte o günlerde kendimi bu işlere adayacağım...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...