23 Haziran 2010 Çarşamba

tren...

Kendini değerlendirebiliyor ve ifade edebiliyor olması öyle başka bir duygu ki...
Takılmalar takılmalar... Hayatımız bu takılmalardan kurtulmaya çalışmakla geçiyor. Tükeniyorum. Ama öyle çok anlatıyor öyle çok konuşuyorum ki, ister istemez o da çözmeye çalışıyor sanki kendini.
Önce misafirler giderken kendini nasıl üzgün ve keyifsiz hissettiğinden, neşeli coşkulu bir şeylerin sona ermesinden duyduğu sıkıntıdan bahsetti. Bunu sanki paylaşırsa çözecek gibi bir havası vardı. Öyle etkilendim ki. Sonra uyku aşaması gelince aslında bütün sorunun benden ayrı kalacak olması olduğunu söyledi. Uykuyla bitmeyen kavgasından bahsediyor. Uykuya dalma sürecimiz dillere destan ya. Uyursa ben gitmiş gibi olacakmışım. Benden ayrı kalacak olmasıymış uykuya direnişi. Biz bir tren gibiymişiz ve ben lokomotif o vagonmuş ve hep beni takip etmek istiyormuş.

1 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Canım o benim.
Öyle olmasını istediğim için düşünmüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
"insan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar yapabilirmiş"

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...